Kasım 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
  12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930   

Takvim Takvim

Giriş yap

Şifremi unuttum

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Anahtar-kelime

Sakarya’ dan Haberler
En son konular
» Gezebilsem | 2. Bölüm | Gürkan Uygun & Ortaköy Köyü | Kanal 7
Çarş. Ekim 24, 2012 6:43 pm tarafından yasinkun

» Gezebilsem | 1. Bölüm | Gürkan Uygun & Ortaköy Köyü | Kanal 7
Çarş. Ekim 24, 2012 6:23 pm tarafından yasinkun

» Fındık bulamayan tüccar harmana indi
C.tesi Eyl. 17, 2011 9:36 am tarafından yasinkun

» Fındık İhracında Rekor | 06.09.2011
Salı Eyl. 06, 2011 6:28 pm tarafından yasinkun

» Oruç Rehberi indir | Download
Paz Ağus. 21, 2011 4:20 pm tarafından yasinkun

» Açıktan oruç yemek
Paz Ağus. 21, 2011 4:07 pm tarafından yasinkun

» Adet ve Oruç
Paz Ağus. 21, 2011 4:04 pm tarafından yasinkun

» Başka Dinlerde Oruç
Paz Ağus. 21, 2011 4:03 pm tarafından yasinkun

» Fıtır Sadakası ve Hükmü
Paz Ağus. 21, 2011 4:00 pm tarafından yasinkun

» Fitre ve Fidye Arasındaki Fark Nedir?
Paz Ağus. 21, 2011 3:59 pm tarafından yasinkun

» Günah İşleyenin Orucu
Paz Ağus. 21, 2011 3:58 pm tarafından yasinkun

» Hadis-i Şeriflerle Oruç ve Ramazan Ayı
Paz Ağus. 21, 2011 3:55 pm tarafından yasinkun

» Hamile ve Süt Emziren Kadının Durumu
Paz Ağus. 21, 2011 3:54 pm tarafından yasinkun

» Kefareti Düşüren Haller
Paz Ağus. 21, 2011 3:54 pm tarafından yasinkun

» Seferi Hali ve Oruç
Paz Ağus. 21, 2011 3:53 pm tarafından yasinkun

En iyi yollayıcılar
yasinkun
 
akın54
 

Anket

Web Sitemizi Nasıl Buldunuz ?

 
 
 
 

Sonuçları Gör

Ziyaretçi Defteri
Şerbetpınarı Köyü Facebook’ta!
Sosyal yer imi

Sosyal yer imi Digg  Sosyal yer imi Delicious  Sosyal yer imi Reddit  Sosyal yer imi Stumbleupon  Sosyal yer imi Slashdot  Sosyal yer imi Yahoo  Sosyal yer imi Google  Sosyal yer imi Blinklist  Sosyal yer imi Blogmarks  Sosyal yer imi Technorati  

Sosyal bookmarking sitesinde Şerbetpınarı Köyü Forum Sitesi adresi saklayın ve paylaşın

Sosyal bookmarking sitesinde Şerbetpınarı Köyü Forum Sitesi adresi saklayın ve paylaşın

RSS akısı


Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 


Istatistikler
Toplam 17 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: ercem88

Kullanıcılarımız toplam 344 mesaj attılar bunda 317 konu
Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

[ Bütün listeye bak ]


Sitede bugüne kadar en çok 80 kişi Çarş. Ağus. 09, 2017 10:41 am tarihinde online oldu.

Gerçek mi İllüzyon mu?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Gerçek mi İllüzyon mu?

Mesaj tarafından yasinkun Bir Çarş. Haz. 16, 2010 10:07 pm



Evren acaba bizim baktığımız şekilde mi mevcut?..

Eğer resme bilgisayarınızın hemen önünden bakarsanız, kızgın yüzün solda, sakin yüzün sağda olduğunu görürsünüz. 2-3 metre uzaklastığınızda ise tam tersi. Bu illuzyonun Glasgow Üniversitesi'nden Phillippe G. Schyns ve Aude Oliva tarafından yaratılmış.

Ezoterik ve mistik öğretiler, Din kitapları, bilginler, asıl gerçekliğin ruh olduğunu, Fiziksel alem dediğimiz gerçeğin, algılardan ibaret bir illüzyon olduğunu, Gerçegin ise her zaman görünen olmadığını en başından beri söyleyip durdular.

Alışılagelen kalıpların dışına çıkmanın çok zor olduğunu hepimiz biliyoruz. Yine de, bu kalıpları kıramayışımızın temel nedenlerinin, yapımızdan kaynaklandığını gözardı etmememiz gerekir. Psişik yapımız gereği kavramları irdelemek yerine olanları olduğu gibi kabul etmeye her zaman daha yatkınızdır. Şüphenin irdelenmesi huzursuzluk getirdiği için, huzurumuzu kaçırmamak adına inandıklarımız her zaman baskın çıkmıştır yaşamımızda...

İrdelemeden inandığımız bu bilgilerden doğan ve beraberinde yaşanan kısır döngünün getirdiği "körlüğün" temelinde yatan nedeni, ufkumuz genişledikçe yavaş yavaş kavrıyoruz... Özellikle de şu yapay mutlulukların bedellerini ödedikçe...

İçinde yaşadığımız dünyanın varlığı elbette şüphesiz. Ancak bizi düşündüren ve tedirgin eden birçok oluşumun, insanı ve evreni daha derin katmanlarda araştırma yapmaya zorluyor. Bilim adamları da her geçen gün verileri ile şaşkınlığımızı ve heyecanımızı katlamaya devam ediyor. Bilimsel bulgular da onların pek de ütopik hayal ürünleri olmadıklarını ortaya gün geçtikçe çıkartıyorlar.

İnsanlarda görme sınırının kızıl ve mor ötesi arasında olduğunu, görülen şeylerin farklılığı, elektromanyetik kuvvetin değişik dalga boylarından kaynaklandığınıda biliyoruz...

Öyle ki kızılötesi yöntemlerle çalışan kameralar ile, az önce yerinden ayrılmış ısı içeren cisimlerin ayrıldığı yerdeki fotoğrafı çekilebiliyor. Günümüzün savaşları da bu tekniklerle yapılıyor. Gömülü olduğu halde, gündüz kendisinde toplanan ısının, gece yaydığı enerji dalgaları uçaklardaki kızılötesi kameralarla belirlenerek tek tek yok ediliyor.

Belki de mistiklerin ve Sufilerin yüzyıllar boyu söyleyip durdukları şey doğruydu. Mayalar, bir ilizyondu. Oralarda var olan şey gerçekte, tınlayan, engin bir dalga boyu, ancak bizim duyumlarımıza ulaştıktan sonra bildiğimiz dünyaya dönüşen bir frekanslar ülkesiydi... Ve gerçek sadece bir hayâl âlemi, yaşadığımız ve asıl olan dalgalardan meydana gelen bir senfoninin nağmeleriydi...

Burada aklımıza şöyle bir soru gelebilir. “Evren holografik bir yapıya sahip, insan beyni de öyle. O halde neden biz dış çevreyi bir dalga boyu deseni ya da frekanslar alanı olarak değil de, birbirinden ayrı nesnelerden oluşmuş olarak algılıyoruz?” Bunun cevabını insan beyninin holografik esaslara göre çalıştığını tespit eden,hologram konusunun insan beyni ile ilgili bölümünde çok ciddi araştırmalar yapan ve hologram kavramının dünyada yaygınlaşmasına katkıda bulunan iki büyük isimden birisi olan Nöroloji Profesörü Karl Pribram, şöyle veriyor: "Bütün duyu organlarımız, mercekler sistemine göre faaliyet gösterirler. Bu nedenle algıladığımız herşey, merceksi bir filtreden süzülerek boyut ve şekil kazanmaktadır..."

Pribram, İlk olarak maymunların beyinlerinde görme işlemi sırasında oluşan değişiklikleri gözlemlediğinde, algılanan nesne ile beyinde oluşan elektriksel model arasında hiç bir benzerlik bulunmadığı ve beyinde ne olduğu anlaşılamayan bir takım elektriksel değişim ve oluşumlar ortaya çıktığını görüp, beyindeki elektriksel aktivite, dış dünyadan alınan enformasyonlarla aynı görüntüde olmadığını saptamıştır.

Beraberinde Michael Talbot, 1992 yılında yayınlanan son kitabı "The Holografic Universe"de neler dediğine bir bakalım... "Evrenin yapısı tüm bilim adamlarını her zaman meşgul etmiştir. Çeşitli görüşlere ilâveten zaman ve mekâna bağlı olmayan elektron bulutları, meteorlar, kar taneleri bir hayâl âleminde yaşadığımızın göstergeleri olabilirler demiştir.Ve günümüzde giderek artan sayıda bilim adamı da aynı görüşleri paylaşmakta;
paranormal ve mistik olaylarla, telepati, psikokinesis ve dokunmadan cisimleri hareket ettirebilme özelliklerinin bu nedene dayalı olabileceğini araştırmaktadırlar. 1982`de Paris'te fizikçi Alain Aspect, Teorik ve Uygulamalı Optik Enstitüsünde atomaltı parçacıkların bulutumsu hareketlerinin kesinlikle holografik özellik gösterdiğini deneyle göstermiştir.Fizikçi Nick Herbert in ifadesi ise dünyayı, sadece baktığımız zaman madde görüntüsü veren, aslında durmaksızın akan bir dalga çorbası olduğuydu... Elektronların ise, uzayda her zaman var olmalarına rağmen, sadece incelendiklerinde ortaya çıkmalarını da, bu gerçeğe bağlamışlardır...

Bu verileler bize mistiklerin Hayal Dünya düşüncesini tekrar gözden geçirmemizin önemini ısrarla vurguluyor. Hiç bir şeyin bizim bildiğimiz gibi olmadığını anlamak, daha olgun ve gerçek bir anlayışa geçmemizin de ilk adımı olmak özelliğini taşıyor. Yeni Çağın bilinci, eski bildiklerimizi unutmamız gerektiğini, görülen ve bilinen evrenin aslında sadece bir “yanılsamadan” ibaret olduğunu ve derinliğini farkedebildikçe, üzerimizde bir şok etkisi uyandıracağı doğru... Evren'de dengesizlik, adaletsizlik ve hata yoktur. Bir çok sey anlaşılamaz gelebilir. Bu tamamen algılarımızın zayıflığından ve bilimin getirdiği yetersizlikten doğar.Olup biten herşeyin bir anlamı, gerekliliği ve nedenleri vardır... Önemli olan, bunları kavrayabilecek ve de onlara uyum gösterecek olgunluğa erişebilmektir.

Asu Mansur


Alıntıdır...
avatar
yasinkun
ADMİN
ADMİN

Takımı : Galatasaraylı
Burç : Başak çin astrolojisi : Keçi
Mesaj Sayısı : 342
Rep Gücü : 983
Başarı Sistemi : 0
Kayıt tarihi : 16/06/10
Yaş : 26
Cinsiyet : Erkek Nerden : Kocaeli
İş/Hobiler : Kocaeli Üni. - Elektrik Müh.

Kullanıcı profilini gör http://www.facebook.com/kunyasin

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz